Anasayfa Sıkça Sorulan Sorular İletişim

 
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Zayıflamak mı İstiyorsunuz?
 
 

    Son dönemlerde medyanın literatürümüze soktuğu ‘sıfır beden’ kavramı özellikle gelişme çağındaki genç kızların aklını çelip birçok yeme bozukluğuyla ilgili hastalıkları da peşinde getiriyor. Bu hastalıklardan biri olan anoreksiya nervosa fazla kilolu olma korkusundan dolayı aşırı diyet yapma ve bunun sonucunda meydana gelen aşırı kilo kaybı olarak tanımlanan bir hastalıktır.  Anoreksikler kiloları ne olursa olsun kendilerini şişman hissederler. Çoğu kez anoreksikler normalden daha zayıf olduklarını fark etmezler ve 45 kg olsalar bile kendilerini şişman kabul ederler. Daha da zayıf olma çabası içinde olan anoreksikler, her koşulda yemek yemekten ve kalori almaktan kaçınırlar. Bu hastalığın %10–20 oranı, oluşan çeşitli komplikasyonlar nedeniyle ölümle sonuçlanır.

 

    Hastalığın nedenleri hakkında kesin bir yargıya varılmamasına karşın yapılan araştırmalar aile yaklaşımı, kültürel etkenler ve genetik faktörün hastalığı etkilediğini belirtmektedir. Bunun dışında yukarıda da belirtildiği gibi medyanın çok önemli bir rolü vardır. Çekici ve güzel olmanın çok zayıf olmakla alakalı olduğu yönünde yapılan haberler özellikle genç kızları etkilediği için bu hastalığa adeta davetiye çıkarmaktadır.

 

   Bütün bu nedenleri göz önünde bulundurmak şartıyla sorunun aslında daha derinlerde olduğunu belirtmekte de yarar var. Yeme bozukluğu olan bireylerde aşırı derecede özgüven eksikliği, başkaları tarafından sürekli onaylanma ve kabullenme ihtiyacı vardır.

 

    Hastalığın belirtileri ise şu şekildedir: 

 

Gözle görülür kilo kaybı

Gittikçe içe kapanma

Aşırı derecede egzersiz yapma

Kilo almaktan şiddetle korkmak

Yorgunluk

Sürekli üşümek

Kaslarda güçsüzlük

Yemek yememek için sürekli bahane bulmak

Alışılmadık yemek yeme alışkanlıkları

Çok ince olmasına rağmen aşırı şişman olduğundan yakınmak

       Baş ağrıları

      Mükemmeliyetçi yaklaşım

      Baş dönmesi ve bayılma

      Topluluk arasında yemek yemekte zorlanma

 

     Hastalığın tedavi aşaması ise hem psikolojik hem de tıbbi tedaviyi içeren bir şekilde olmalıdır.  Diyetisyen tarafından kişiye özel hazırlanan yeme programıyla birlikte psikolog ile yapılan psikoterapiler eşliğinde bu hastalığa veda edilir. Ancak en önemlisi hastalığa yakalanıp tedavi yolu aramak yerine bu hastalığa yakalanmamak için önlem alınmasıdır. Bu aşamada çocuklarıyla ilgili olarak ailelere önemli bir görev düşüyor. Ebeveynlere özellikle ergenlik dönemindeki çocuklarıyla, onların benlik imajını zedeleyecek tarzda konuşmalar yapmamalarını ve ölümle sonuçlanabilen bu hastalıkla ilgili onları bilinçlendirmeleri gerektiğini tavsiye ediyorum.

 

Psk. Merve SARAÇOĞLU

 

 
 
Ekleyen :
Merve Saraçoğlu
 
Soru ve Görüşleriniz
Rumuz
Mesaj
  Soru veya görüşlerinizi eklemek için üye olmalısınız.




 
Tüm hakkı saklıdır. 2008 e-psikologum.com